Erteleme, çoğu zaman tembellikle karıştırılır; oysa daha çok "başlama korkusu" ile ilgilidir. Öğrenci konunun büyüklüğünden veya başarısız olma ihtimalinden çekindiğinde, işe hiç başlamamayı tercih eder. Bu yazıda erteleme döngüsünü kıran, sahada işe yarayan birkaç yöntemi paylaşıyoruz.

Neden erteliyoruz?

Erteleme genellikle görevin belirsiz veya çok büyük görünmesinden kaynaklanır. "Matematik çalış" gibi geniş bir hedef, beyinde net bir başlangıç noktası oluşturmaz. Bunun yerine görev küçük, somut adımlara bölündüğünde başlamak kolaylaşır.

5 dakika kuralı

Öğrenciye bir konuyu bitirmesini değil, sadece 5 dakika başlamasını isteyin. Beyin bir kez harekete geçtiğinde devam etmek, başlamaktan çok daha kolaydır. Bu küçük hile, birçok öğrencide gerçek bir çalışma seansına dönüşür.

Ortamı sadeleştirin

Telefon bildirimleri, açık sekmeler ve dağınık bir masa, ertelemeyi meşrulaştıran bahaneler üretir. Çalışma öncesi ortamı sadeleştirmek, başlama eşiğini düşürür.

Küçük ödülleri ihmal etmeyin

Bir konu bittiğinde kısa bir mola, sevilen bir aktivite ya da basitçe bir işaretleme, beyne "bu iş bitince iyi bir şey oluyor" mesajını verir. Zamanla bu döngü, ertelemenin yerini alır.